Kimliğimiz

Kimliğimiz, kim olduğumuzla ilgili bildiğimiz şeylerdir, duygusal bağımlılıklarımızdan ve alışkanlıklarımızdan oluşur. Bir de bilmediklerimiz vardır onları asla kabul etmeyiz. Aaa hayır hayır ben öyle değilim, dediklerimiz… Ve tabi yargıladıklarımız da bizim kimliğimizi oluşturur. Bir de sürekli yaşadığımız ve nedenini bilmediğimiz olayların çekirdek inançları vardır ki onların farkında bile değilizdir. İşte bütün bunlar beden ruh ve zihin birlikteliği ile bizim varlıklarımızı oluşturur. Tam ve bütün olma yolunda ilerlerken farkına varıp, dengede kalarak kendimizi geliştirmek ve iyileştirmek zorundayız.

İnançlarımızı Nasıl Değiştiririz?

İnançlarımız, genelde zannettiğimiz kadar bilinçli değildir. Birçok fiziksel fikri görünürde yüzeysel olarak çok iyi kabullenebilsek de derinlemesine baktığımızda aslında onları gerçekte kabullenmiyoruzdur. İnançlarımızı gerçekten değiştirmek istiyorsak, önce onların farkına varıp, sonra nereden geldiğini anlamamız gerekiyor. İşe önce hiçbir şeyin kaçınılmaz olmadığını kabul ederek başlamalıyız. İşte o zaman inançlarına teslim olanlardan farklı bir hayat yaşarız.

Peki, kimiz?

Kendimizi dış dünyadan alıp içsel dünyamıza yöneltmemizi zorlaştıran nedenlerden bir tanesi de çoğumuzun stres hormonlarına bağımlı olmasıdır. Bu bizim bilincimizin ve bilinçaltımızın çeşitli tepkilere yol açacak şekilde kimyasallar salgılamamıza neden olacak duygulara karşı bağımlılığımızdır. Bu bağımlılık, dış dünyanın içsel dünyamızdan daha gerçek olduğu yolundaki inancımızı güçlendirir. Yaşarken deneyimlediğimiz stres hormonları, bedene yüksek dozda enerji verir. Bu da bizi dış gerçeklere bağlar ve beş duyumuzdan gelen algıları yoğun yaşamamıza neden olur. Sürekli gergin bir halde oluruz ve gerçeği sadece beş duyumuzla algılarız. İçe dönmeye başladığımızda, şartlanmış alışkanlıklarımızı ve bağımlısı haline geldiğimiz durumları kırmak biraz çaba gerektirir. Yeni bilgiyi güçlendirerek, bize imkânsız olduğunu düşündüğümüz şeylerin aslında olası olduğunu görmek için sadece düşünce ile değil davranışla da desteklenmesi gereken bir çaba göstermeliyiz. Kabul etsek de etmesek de bizler şartlanmış varlıklarız.